Ağız nedir ?
Ağız bir dilin kendi içinde görülen yöresel söyleniş farklılıklarıdır.Konya ağzı,Erzurum ağzı,Karadeniz ağzı.(geliyorum,geliyom,gelirem,celeyrum,gelek, geliyon vb.)
Ağız biir ülkede geçerli olan genel bir şive içinde, o ülkenin çeşitli bölge ve kentlerindeki konuşma dilinde görülen söyleyiş farklarıdır.. Günlük kullanımda şive ile ağız birbirine karıştırılmaktadır. Oysa ağız, tanımda da görüldüğü gibi, şive içinde ele alınmaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse, Türkiye Türkçesi bir şivenin, Konya ağzı ise, bu Türkçe içinde, bir bölgede görülen söyleyiş farklarının adıdır. Söyleyiş farkları da salt bölgeler ya da kentler arasında görülmez. Köyler arasında bile bu tür ayrılıklara rastlanabilir. Söz konusu olan, biçimsel bir başkalık değil, bir ses değişimidir. Söz gelimi, Karadeniz ağzında (g) sesinin (c) gibi çıkarıldığı görülür: "Celdum, cittum". Aynı ağızda, ekteki düz seslinin (ı), yuvarlak sesli (u) olması da bir ağız özelliğidir. Ağız dediğimiz bu söyleyiş farklarının oluşumunda, kişilerin konuşma ve işitme organlarından coğrafî özelliklere, toplumsal yaşayışa dek çeşitli etkenler söz konusudur. Belli ve ortak bir eğitimden geçen kişilerin, konuşmalarındaki bölgesel söyleyiş ayrımlarını düzeltmeseler bile, aynı yazı dilini kullandıkları görülür. Türk edebiyatında da, genellikle tiyatro, roman ve öyküde, kişileri konuştururken ağıza başvurulmaktadır. Bu, konularını toplumsal olaylardan alan ve belli bir bölgede geçen yapıtlarda yaygın bir biçimsel özelliktir.
Bartın-Karabük-Zonguldak bölgesinde farklı ağızlar konuşulmaktadır.
Bunlardan ;
Ereğli-Zonguldak-Devrek ayrı bir ağızı
Bartın-Çaycuma -Amasra ayrı bir ağızı
Kurucaşile-Eflani-Safranbolu-Ulus -Karabük 'de ayrı ağızı konuşurlar.
Bartın-Çaycuma ağızlarında Kıpçak Türkçesinin n-y değişimi görülürken
-oğlumuy, geliyosuy, deyiz
gibi
Eflani ağzında n yerine nazal ne ya da kör nun olarak bilinen ng ya da nğ şeklinde çıkan bir ses hakimdir
-oğlumunğ , geliyonğ
gibi
Eflani Ağzına hakim nazal n nedir?
Kök Türükçe'de iki türlü n sesi vardı: Biri bugün de kullanılan n, diğeri ise geñizden çıkan nazal ñ sesi idi. Kök Türükler bu sesleri ayrı harflerle yazarlardı. Uygurlar, Kök Türük alfabesini değil, Soğdaklardan aldıkları yabancı bir alfabeyi kullandıkları ve bu alfabe de nazal ñ'yi içermediği için tek bir n harfi kullanmışlardır. Daha soñra Arap alfabesini kullanan Türkler (Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular, Osmanlılar vs...) nazal ñ'yi üstü üç noktalı kef (nazal nûn veya kef-i nûn) ile göstermişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti'nde 1 Kasım 1927'de harf devrimi yapıldığında, iki n de tek n'ye indirgenmiş ve o tarihe kadar kullanılan geñizden çıkan nazal ñ sesi dilimizde kaybolmuştur. Ama bu ses Türki cumhuriyetleriñ birçoğunda hala korunmaktadır.
Kök Türükler bu harfi ng olarak okurlardı (tañrı=tengri, dinle=tingle göñül=köngül gibi). Ben de bu kelimeleriñ listesini oluşturmak istedim. Aklıma n'li kelimeler geldikçe Şemseddin Sami'niñ Kamûs-i Türkî sözlüğüne müracaat ederek aşağıdaki listeyi oluşturdum. Listedeki kelimeler günümüz halleriyle yazılmıştır. Zira Kök Türkler devrinde günümüzde d ile başlayan kelimeleriñ çoğunu t ile (demir=temir, dağ=tag damga=tamga dik=tik dokuz=toguz gibi), günümüzde g ile başlayan kelimeleriñ çoğunu ise k ile (geri=keri, göl=köl, göz=köz, güçlü=küçlüg, gün=kün gibi) başlatıyorlardı.
Öz Türkçe'de Nazal Ñ Harfini İçeren Bazı Kelimeler:
Eski Türk Lehçelerinde Var Olan ve Değişim Geçirmiş Haliyle Günümüz Türkçe'sinde de Kullanılanlar:
A añmak, añlamak, añlaşmak, añdırmak, añırmak, alañ
B biñ, beñzemek, biñbaşı, buñamak, beñiz, beñ (yüzdeki)
Ç çeñe, çañ
D deñiz, deñemek, doñmak, deñ, doñdurma, diñlenmek, diñlemek, diñmek, düñür, doñuz (domuz), deriñ
E eñse, eñ (sıfat), eñ, eñgin
G geñiş, geñiz, göñül, geliñ
İ iñlemek, iriñ, iñek
K koñuşmak, koñşu (komşu), koñuk, koñak, kañlu (kağnı), karañlık
O oñur, oñurga (omurga)
Ö öñ, öñce, öñlemek, öñlük, öñcü, öñdin
P pıñar
S soñra, soñ, siñek, siñir, siñsi, siñmek, süñgü, sañsar
T tañ, tañrı, tırñak
Ü üñ, üñlü
Y yeñi, yalñız, yañlış, yañılmak, yalıñ, yañak, yañaşmak, yeñiçeri, yañ, yöñ, yüñ, yeñmek, yañkı, yañsımak
| Eflani Ağzı'nın özellikleri |
EFLANİ AĞZINDA ÜNLÜ DEĞİŞİMLERİ
a-u değişimi
baba - buba
bağırsak - boğarsuk
kurbağa - gırboğu
ı - u değişimi
tırmık -dırmuk
yırtık - yırtuk
kırık - gıruk
fırın - furun
hırsız - hırsuz
çamaşır- çamaşur
pınar - buğar
tutardık - dutaduk
a-e ya da e-a değişimi
ama - emme
asker - esger
kenar - kener
saat - seet
teravih - terefi
helva- helve
haber- habar
e-i ya da i-e değişimi
yemek -yimek
ihtiyar -ehtiyar
iyi - eyi
inmek -enmek
giymek -geymek
i-ü değişimi
demir-demür
çevirmek -çöğürmek
kevgir - kevgür
sergi - sergü
delik -dölük
ensiz - enğsüz = eñsüz
becerikli -becerüksüz
değişik - değişük
gebertirim - gebertürün
şişirmek - şişümek
u- o değişimi
yukarı - yokarı
şurdan - şordan
ü-ö değişimi
büyük - böyük
ğ düşmesi
soğuk - souk
sağır - saır
çağır - çaır
Ünlü eklenmesi : başta ve ortada
rüzgar - örüsger
rezil -irezil
rahat -ırahat
varmış -varımış
yokmuş - yoğumuş
ÜNSÜZ DEĞİŞİMLERİ
Eflani Ağzında k-g değişimi oldukça fazladır
koyun --> goyun
kuyu --> guyu
kuru --> guru
karı-koca --> garı goca
küçük --> güçük
kaynamak --> gaynamak
v - ğ değişimi
düven --> düğen
dövüş --> döğüş
sövmek --> söğmek
dövmek --> döğmek
çevirmek --> çöğürmek
davul --> dağul
tavuk --> toğuk
b - p değişimi : b harfinin sertleşmesi
tapla : tabla
İpreem : İbrahim
kıpla : kıble
pakla : bakla
kiprit : kibrit
püsküğüt : büsküvü
p - b değişimi : p harfinin yumuşaması
Pişirmek : bişümek
t - d değişimi
tutmak -dutmak
tatlı - datlı
tuzlu - duzlu
tırmık - dırmuk
ç - c / c-ç değişimi
pencere - pençire
küçük - güççük
sıcak -ısçak/ıççak
(BU KONU UZUNCA BİR KONU OLDUĞUNDAN ZAMAN ZAMAN EKLEMELERLE devam edecek)

















